Gothic Tanrıça

23/10/2009 - Öyle Karşılaki...

Kategori: HayataDair


Önce yanlizlik.... 
Asil eksiklik, eksik oldugumuzu dusunmekti.
Asil eksiklik,careyi baskasinda aramakti.
Hayatin matematigi farkli; iki yarimi toplayinca bir etmiyor.
Ýnsan tek basina mutsuzsa, baska biriyle de mutlu olamiyor.
Önce yalnizdik.
9 ay boyunca karanlik bir yerde disari cikmayi bekledik ve dunyaya aglayarak geldik.
Pisman gibiydik. Ya da mecburen gelmis gibi.
Biraz buyudukten sonra, kendimizi bildigimiz anda, icimizi kemiren,kalbimizi kurcalayan o tuhaf duyguyu hissettik:
Bir yerde bir eksik var.
Korktuk. 'Bunun sebebi ne? ' diye sorduk kendimize. Cevabi yapistirdik:

''Demek ki sahip olmadigimiz bir seyler var. O yuzden eksiklik hissediyoruz.' '
Peki, neye sahip olmamiz gerekiyor? cocukken,'yasimiz kucuk' diye dusunduk.
Her istedigimizi yapamiyoruz.
Kurallar, yasaklar var. Buyuyunce her sey yoluna girecek.

Buyudukce bir sey degismedi. Yine huzursuzduk.
icimizden bir ses ayni sozcukleri fisildiyordu: 'Bir eksik var.'
Kafamiz karisti. Nasil kurtulacagiz bu igrenc duygudan? Nasil gececek bu?

Aklimiza yeni cevaplar geldi: Okulu bitirince gececek.
Ise girince gececek. Para kazaninca gececek.
Tatile gidince gececek.Okulu bitirdik. Diploma aldik. ise girdik.
Kartvizit aldik.Calistik.Para kazandik. Tasindik. Araba aldik.Calistik.
Eve yeni esyalar aldik.
Tatile gittik. Dans ettik. Terfi ettik. Kartviziti degistirdik.
Daha cok calistik. Daha cok para kazandik.Calistik.Calistik.

Gecmedi. 'Bir yerde bir eksik var' hissi, hala orada duruyordu.Bu sefer de 'Sevgilimiz olunca gececek' dedik.
 'Yalnizligimiz sona erince bu illetten kurtulacagiz.' Beklemeye basladik.
Derken, biri cikti karsimiza asik olduk. Ve aninda baska biri olduk.
Daha guclu, daha guzel, daha akilli biri.
Hesap cuzdanlari, kartvizitler,hatta ilaclar bile boyle hissetmemizi saglamamisti.

Sevgilimizin gozlerinde, daha once bize verilmemis kadar buyuk sevgi ve hayranlik gorduk. Sevgilimizin gozlerinde Tanri'yi gorduk.

Isigi gorduk.
'Tunelin ucundaki isik bu olmali' diye dusunduk 'kurtulduk.'

Sonra bir gun, daha dun bize deli gibi asik olan insan cekip gidiverdi.
 Ya da artik eskisi gibi sevmedigini soyledi. Ya da baska birine asik oldugunu soyledi.
 Ya da daha kotusu, baska birine asik oldu ama soylemedi.
Telefonu acmamasindan,elimizi tutmamasindan, sevismemesine bahane bulmak zorunda kalmamak icin biz uyuduktan sonra yataga gelmesinden anladik, bir terslik oldugunu.
Belki de sevmekten vazgecen veya terk eden sevgilimiz degildi, bizdik.
Fark etmez.
Sonucta ask bitti.Simdi her yer bombos. Simdi tekrar yalniziz.
Basladigimiz yere donduk.
Yillarca ugrastik, eksigin ne oldugunu bulamadik.
Halbuki her seyi denedik, her yere baktik.oyle mi?
Bakmadigimiz bir yer kaldi.
Icimize bakmadik...!
Eksik parcayi disarda aradik ama icimizde sakli olabilecegini akil etmedik.

Birilerini sevdik, birileri bizi sevsin diye ugrastik ama kendimizi sevmedik.

Sasiracak bir sey yok, tabi ki sevmedik. Kendimizi sevsek bu kadar kosturur muyduk?

Canimiz yanmasin diye duvarlarin ardina saklanir miydik?

Kendimizi bos sanip doldurmaya ugrasir miydik?

Terk edilmekten korkar miydik?

Asil eksiklik, eksik oldugumuzu dusunmekti. Asil eksiklik, careyi baskasinda aramakti. Hayatin matematigi farkli; iki yarimi Toplayinca bir etmiyor.
Insan tek basina mutsuzsa baska biriyle de mutlu olamiyor.

'Herkes beni sevsin' diye ugrasinca kimse gercekten sevmiyor,herkes sevgisine sart koyuyor, sinir koyuyor.

 Oysa 'kendime duydugum sevgi bana yeter' diye dusununce...

Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

3/5/2009 - İnsan Kendini İnsanda Tanır!

Kategori: HayataDair


İnsan Kendini İnsanda Tanır!

Geçinmek için ne yaptığın beni ilgilendirmiyor. Neyi özlediğini, kalbinin arzuladığı şeye kavuşmanın hayalini kurmaya cesaret edip edemediğini bilmek istiyorum.

Kaç yaşında olduğun beni ilgilendirmiyor. Aşk için, hayallerin için, yaşıyor olma serüveni için, bir ***** gibi görünme riskini göze alıp almayacağını bilmek istiyorum.

Ay´ının etrafında hangi gezegenlerin döndüğü beni ilgilendirmiyor. Kederinin merkezine dokunup dokunmadığını, hayatın ihanetlerince açılıp açılmadığını, daha fazla acı korkusundan kapanıp kapanmadığını bilmek istiyorum.

Saklamaya, azaltmaya ya da düzeltmeye çalışmadan benim ya da kendi acınla oturup oturamayacağını bilmek istiyorum. Benim ya da kendi neşenle olup olamayacağını, insan olmanın sınırlılığını hatırlamadan, bizi dikkatli ve gerçekçi olmamız için uyarmadan çılgınca dans edip coşkunun seni parmak uçlarına kadar doldurmasına izin verip vermeyeceğini bilmek istiyorum.

Bana anlattığın hikayenin doğru olup olmaması beni ilgilendirmiyor. Kendi kendine dürüst olmak için bir başkasını hayal kırıklığına uğratıp uğratamayacağını; ihanetin suçlamasına dayanıp, kendi ruhuna ihanet edip etmeyeceğini bilmek istiyorum.

Güvenebilir ve güvenilebilir olup olamayacağını bilmek istiyorum. Her gün sevimli olmasa da güzelliği görüp göremeyeceğini bilmek istiyorum. Benim ve kendi hatalarınla yaşayıp yaşayamayacağını; bir gölün kenarında durup gümüş ay´a ´EVET!´ diye bağırıp bağırmayacağını bilmek istiyorum.

Nerede yaşadığın ya da ne kadar paran olduğu beni ilgilendirmiyor. Keder ve umutsuzlukla geçen bir gecenin ardından, yorgun, bitap da olsan, çocuklar için yapılması gerekenleri yapıp yapmayacağını bilmek istiyorum. Kim olduğun, buraya nasıl geldiğin beni ilgilendirmiyor. Çekinmeden benimle ateşin ortasında durup durmayacağını bilmek istiyorum.

Nerede, kiminle, ne okuduğun beni ilgilendirmiyor. Diğer her şey bittiğinde seni ayakta tutan şeyin ne olduğunu bilmek istiyorum.

Kendinle yalnız kalıp kalamadığını ve o boş anlarda sana arkadaşlık eden kendini gerçekten sevip sevmediğini bilmek istiyorum.

Oriah Mountain Dreamer

(Kanada´lı bir Kızılderili)




Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

24/5/2007 - Çatlak...

Kategori: HayataDair

 
Her birimizin kendine has kusurları vardır. Hepimiz birer çatlak testiyiz.

Fakat sahip olduğumuz bu kusurlar ve çatlaklardır hayatlarımızı ilginç yapan,mükâfatlandıran,renklendiren.

Etrafınızdaki her kişiyi, oldukları gibi kabullenin. Dışlarındaki kusurları değil, içlerindeki güzellikleri görün. Kendinizi kandırmayın.

Yıllar önce Dale Carnegie demişti ki: 

 

"'Herkese portakal gelirken, niye bana ekşi limon geldi?'

diyeceğinize, limonunuzla limonata yaparak herkesten farklılığı yaşayın."


 

Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

18/5/2007 - Her İnsan Öldürür Sevdiğini...

Kategori: HayataDair

Her insan öldürür gene de
                sevdiğini
        Bu böyle bilinsin herkes tarafından,
Kiminin  ters bakışından gelir ölüm,
        Kiminin iltifatından,
Korkağın öpücüğünden,
        Cesurun kılıcından!

Kimisi aşkını gençlikte
                öldürür,
Yaşını başını almışken kimi;
Biri Şehvet'in elleriyle
                boğazlar,
        Birinin altındır elleri,
Yumuşak kalpli bıçak kullanır
        Çünkü ceset soğur hemen.

Kimi pek az sever, kimi derinden,
        Biri müşteridir, diğeri satıcı;
Kimi vardır, gözyaşlarıyla bitirir işi,
        Kiminden ne bir ah, ne bir figan:
Çünkü her insan öldürür
                sevdiğini,
Gene de ölmez insan.

Oscar Wilde

Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

14/5/2007 - SANA BAKMAK ..

Kategori: HayataDair

 


her şey yapılabilir
bir beyaz kağıtla
uçak örneğin uçurtma mesela
altına konulabilir
bir ayağı ötekinden kısa olduğu için
sallanan bir masanın
veya şiir yazılabilir
süresi ötekilerden kısa
bir ömür üzerine.

bir beyaz kağıda
her şey yazılabilir
senin dışında
güzelliğine benzetme bulmak zor
sen iyisi mi sana benzemeye çalışan
her şeyden
bir gülden bir ilk bir sonbahardan sor
belki tabiattadır çaresi
senin bir çiçeğe bu kadar benzemenin
ve benim
bilinci nasırlı bir bahçıvan çaresizliğim
anlarım bitkiden filan
ama anlatamam
toprağın güneşle konuşmasını
sana çok benzeyen bir çiçek yoluyla

sen bana ışık ver yeter
bende filiz çok
köklerim içimde gizlidir
gelen giden açan soran bere budak yok
bir şiir istersin
“içinde benzetmeler olan”
kusura bakma sevgilim
heybemde sana benzeyecek kadar
güzel bir şey yok

uzun bir yoldan gelen
tedariksiz katıksız bir yolcuyum
yaralı yarasız sevdalardan geçtim
koynumda bir beyaz kağıt boşluğu
her şeyi anlattım
olan olmayan acıtan sancıtan
bilsem ki sana varmak içindi
bütün mola sancıları
bütün stabilize arkadaşlıklar
daha hızlı koşardım
severadım gelirdim
gözlerinin mercan maviliğine

sana bakmak
suya bakmaktır
sana bakmak
bir mucizeyi anlamaktır

sağa sola bakmadan yürüdüğüm yollar tanıktır
aşk sorgusunda şahanem
yalnız kelepçeler sanıktır
ne yazsam olmuyor
çünkü bilenler hatırlar
hem yapılmış hem yapma çiçek satanlar
bahçıvanlar değil tüccarlardır
sen öyle göz
sen öyle toprak ve güneş ortaklığı
sen teninde cennet kayganlığı iken
sana şiir yazmak ahmaklıktır

bir tek söz kalır
dişlerimin arasından
ben sana gülüm derim
gülün ömrü uzamaya başlar

verdiğim bütün sözler
sende kalsın isterim
ben sana gülüm derim
gül sana benzediği için ölümsüz
yazdığım bütün şiirler
sana başlayan bir kitap için önsöz

sana bakmak
bir beyaz kağıda bakmaktır
her şey olmaya hazır
sana bakmak
suya bakmaktır
gördüğün suretten utanmak
sana bakmak
bütün rastlantıları reddedip
bir mucizeyi anlamaktır
sana bakmak
allah’a inanmaktır

YILMAZ ERDOĞAN

Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

<- Son Sayfa :: Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

Bağlantılar

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
e-posta

Kategoriler

  • HayataDair
  • Sectigim_Yazilar
  • Arkadaşlarım

    gramostolarosea
    miqropum
    tuyasu
    kutsanmisAcilar
    esranindunyasi
    divided
    salaswear
    Dejavu
    ssergeant