17/9/2008 - ‘’Gökyüzünde Asılı Çığlıklar’’

Akşamın seherinde uyanışlarımda açtım gözümü..
Kollarını ,kanat yapmış omuzlarında taşıyan.. Ürkek,masum,endişeli,heycanlı… Yüreğinde çözülmeyen tılsımların izinde emekliyor gibi.. Siyah perdenin arkasındaki çığlıkları gitmiyor kanatlarından.. Ruhunda açılmış delikler.. Değişimin bu kadarı fazla… Nereye uçtu ruhum ,gökyüzünde asılı mı kaldı? Uyanışlarımın en taze mevsiminde inme sakın.. Askıda kaldı, bir ünite kanım.. Yeni bir yol çizgisi ayrımında bedenim.. Ruhumuda sürüklüyor, ürperiyorum… Dalında kara bir yeşerme savaşındaydı… Ruhunda gördüm yaraları İnmem lazım derinine… Derinlerdeki hüznün ortaya cıkısını izlemek istiyorum.. Zaman istemiyorum hayır.. Bu yaraları kanatma artık… Yaşlanıyorsun ,hüznün çöküyor yüzüne.. Korku ruhunun zehiri olmus.. Akıtmalısın ki huzura kavussun .. İfadende kararsızsın,ürkeksin,masumsun,inançlısın.. Senin olmayana aşıksın .. Hayalinde çizdigin resimle avunmalar yaralar seni.. Yolun ortasında yönünü bulacaksın Dinle sesini farkındalıklarının bırakma peşini.. İzler seni götürecektir… Seni düşlüyordum gecenin karanlıgında… Bu enerjinin seni cekicegini biliyordum ,kararsızdım… Tanrı zamanını bekliyor sunmak icin hak ettiklerini.. Yüregin kadar yol alırsın ,yüregin kadar sevilirsin… Gerçekler acıtır daima, Her acının bir ögretisi mutlaka sunulacaktır… Gökler ağlayacak,ruhunu özgür bırakana dek.. Melekler gibi dokunacak hayatına, İçinden geçecek hissettirmeden,incitmeden… Dolduracak eksik yaşamlarımızı… GothicTanrica
|